Meşhedi Cafer bir ziyafettedir. Arkadaşı Kirkor'un mirasa konarak ansızın zengin olması kutlanmaktadır. Önce ortaya kocaman bir hindi gelir. Meşhedi sorar: "Bana bak Kirkor efendi, bu kuş nedir?" Sofradakilerden birisi şaşkın açıklar: "Ne olacak, hindi!" "Hani hindi? İran'ın serçeleri bile bundan büyüktür, kimi kandırıyorsun?" Meşhedi, arkadan gelen iri levreği, Urmiye Gölü'ndeki hamsi yavrularına benzetir. Daha sonra gelen kuzuya ise "Hamden'in tavukları kadar bile değil" diyerek burun kıvırır. İçerleyen Kirkor bir ara gözden kaybolur ve az sonra elinde kocaman bir istakozla gelir. Hayvanı diri diri Meşhedi'nin önüne fırlatır. Korkudan gözleri yuvalarından fırlayan Meşhedi sorar: "Vay bu ne mene hayvandır. Hiç görmemiştim!" Bu kez zafer Kirko'un olur: "Zu köpoğlu! Ne var şaşıracak. Ömründe hiç . m biti görmedin mi?"
|